Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
Ana menu
Untitled Document
Kalkım
Untitled Document
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 54.144.57.183

Kullanıcı Adı
Şifre
Arama
Rastgele Resim
Kalkım İliada Hotel 08
Kalkım Çarşı
Kocaçay
Radyo TV
Untitled Document
Etiketler
Günlük Burcunuz

Günlük falınızı Okuyun

Untitled Document
Yenice’de Çilek
Tarih 25/09/2009 22:17  Yazar Şuayip Odabaşı  Hitler 4582  Dil Varsayılan

Her yörenin adı ile özdeşleşmiş bir meyvesi veya başka bir ürünü var.
Örnek mi istiyorsunuz?
Bursa dedik mi, ”şeftali
Diyarbakır, ”karpuz
Malatya, ”kayısı
Balıkesir, ”kolonya
Susurluk, ”ayran
Giresun, ”fındık
Bazı yörelerimizde, üretilen bir meyve adına, ”festivaller” ya da başka etkinlikler bile düzenlenebiliyor.
Gelibolu’da, “Sardalye” festivali yapılır.
Lapseki’de, ”kiraz” festivali var.
Kastamonu’nun bir ilçesinde, Taşköprü’de “sarımsak” festivali var.
Artvin’de “boğalar” güreştirilir.
Karadeniz’in her yöresinde “yayla şenlikleri” düzenlenir.

Bir yörede yaşayan insanlar, hangi alanda etkili üretim yapıyorlarsa, o alanda etkinlikler ve şenlikler düzenleyip eğlenmeye çalışıyorlar. Geçmişten geleceğe kültürlerini yaşayıp aktarıyorlar.
Bizim Yenice’de elimizde cennet gibi bir doğa olduğundan, ”Kazdağı Doğa Şenlikleri” düzenliyoruz.

Yenice, yıllardan beri ürettiği, ”kırmızı biber” gibi bir ürüne sahip çıkamamanın acısını yaşıyor.
Kırmızı Salçalık Biber” en iyi Yenice’de yetiştirilir. Kimse hakkını alamaz. Bizim biber Avrupa’ya, Yunan ürünü olarak satılır.(!)
Yılardan beri biber üreticisi, ”gelen vurdu, giden vurdu” şarkısını söylüyor.
Yöre insanı, daha başka ürünlerin peşine düştü ister istemez.
Bu ürünlerden birisi de, ”çilek.”
Çilek, bizim pazarlarımıza, hep Bursa’dan gelirdi.
Sanki nadir bulunan bir meyveymiş gibi, hep yüksek fiyata satılırdı.
Yenice’nin doğasında çilek yetişmiyormuş gibi, kimse ilgi göstermezdi. Eken olmazdı. Ekenlerde toplayıp yemezdi bile.
Çilek.
Kırmızı rengi ve üstündeki küçük yeşil benekleri ile güzel görünümlü bir meyve.
Çocuklar bayılır bu meyveye.
Toplumumuzda bu ilgi bilindiğinden, “Çilek Genç Odası” adında bir mobilya markası bile var.

Yenice’de artık, ”çilek” üretimi yapılıyor.
Sazak Fasulyesi” nasıl her yerde aranıyorsa, yöremizde üretilen çileğin de alıcısı çok.
Günlük olarak birkaç kamyon çilek, büyük anakentlere (İstanbul/İzmir) götürülüyor Yenice’den. Birde Trakya’dan, Şarköy’den ve Keşan’dan haftada iki kez çilek alıp gidenler var. Çilek bulamazlarsa, fasulye, biber ve diğer sebzeleri götürüyorlar. Aracındaki boşlukları da, su bidonları ile dolduruyorlar. Yenice’nin her çeşmesinden kaliteli ve sağlıklı kaynak suyu aktığını keşfetmiş her gelen.

Fasülye ve Çilek
Şuayip Odabaşı’nın Objektifinden Çilek & Fasülye

Çilek birkaç yıldan beri, “Akçakoyun ve Yöresinde” ekilen en önemli ürün.
Hemen belirteyim. Akçakoyun yöresine,”çilek” meyvesini getiren ve örnek bir çalışma yapan kişi, Kamil ARIKAN’dır. Kamil Bey yıllarca İstanbul’da yaşamış. Belediyelerde idarecilik yapmış. Akçakoyun Yöresi insanına yeni bir gelir kapısı açmış. Yöresine para kazandırıyor. Bu örnek çalışmayı yapan, Sayın Kamil Arıkan, Akçakoyun’a belediye başkan adayı olmuş. Ne yazık ki yöre insanı, Kamil Bey’e belediye başkanlığını kazandırmamış.

Akçakoyun Çileği
Şuayip Odabaşı’nın Objektifinden Akçakoyun Çileği

Günlük olarak toplanan çilekler, Akçakoyun ya da diğer köylerin merkezlerinde alınıyor ve parası peşin ödeniyor.
Yörenin muhteşem doğası, temiz havası, Kazdağları’ndan gelen kaynak suları ile üretiliyor çilekler.
Bu nazik meyveyi üretenler, hiçbir kimyasal katkı kullanmıyorlar.
Birkaç tür çilek ekiliyor yörede.
Kamaros”, kokulu, yemesi hoş bir çilek.
Kabarna”, çok verimli ve piyasada aranan bir çilek türü.
Fermi”, Yemesi hoş, yumuşak bir çilek. Sadece fazla dayanıklı değil.
Selvi”, en verimli çilek türlerinden biri.
Opa”, Dayanıklı, görünümü en güzel ve tadı güzel çilek.
Ne tür olursa olsun, kırmızı en güzel çileğe yakışıyor.
En güzel kırmızı, bence. ”Çilek”.

Aşağı Çavuş Köyü, Hıdırlar Köyü ve Akçakoyun’daki çiftçiler çilek üretimine iyice kaptırmışlar kendilerini.
Kim bilir, ileride ‘çilek ile ilgili şenlikler’ de yapmaya başlarlar.
Çilek, belki de bu yörenin adını hatırlatacak bir ürün olur.
Çilek ile ilgili, marmelat ya da reçel üretim merkezleri de kuranlar olur.
Çilek üretimi, eskisi gibi ilkel usullerle yapılmıyor artık.
Damlama sulama, büyük kolaylık.
Birde tarlaya döşenen özel bir naylon üstünde çilekler, toz toprakta olmuyor. Kısacası, tarlada, üretildiği alanda çok temiz bir durumda çilekler.

Azıcık çilekten uzaklaşalım.
Bizi, çevre olarak talan eden bir konuya geçelim.
Süt sığırcılığı ve besicilik.
Süt sığırcılığı ve besicilik, köyleri duman etti.
Köyler süt sığırcılığının getirdiği kirlenme ile yaşanmaz hale geldi. Bilinçsizce evlerin altlarında ya da ev ile aynı avlu içinde yapılan hayvancılık çevre sorunlarını da beraberinde getirdi.
Her taraf gübre yığını. Sinekler… Pis kokular…Derelerin içi ahır atıkları ile berbat hale gelmiş/getirilmiş.
Kurbağalar bile terk etmiş köylerdeki dereleri. Artık derelerde, balık filan aramayın.
Kimi köylüler; ahırdan çıkanları, derelerin içine doğrudan boşaltıyor. Köprülerin üstünden, el arabası ile suyun içine gübre boşaltanlar bile var.
Hiç kimse, ”bu derenin suyu ne olacak?” diye sorgulamıyor kendisini. Dereler ve çayların alt kısmında gölet ya da baraj varmış. Kimsenin umurunda değil. Herkes günü kurtarıyor. Yarın önemli değil.
Sorumluda yok.
Köy muhtarı yatıyor. İlçedeki yetkililer bakıyor. Çevreciler zaten yok.
Toplum sağlığı ayaklar altında.
Güzelim köyler, berbat halde.
Gübre rüzgârları” esiyor, köylerin içinde.
Her gün köylere havadan kolonya döksen, bin yılda kokusu gitmez.
Yem pahalı, süt ucuz.” Diye ağlayıp ağlayıp aynı işi yapıyorlar.
Bizlere kalan kârı; ineğin ardından dökülenler.
Köylülerin hali, ”Neden saçların beyazlanmış arkadaş.

Şarköy'e Çilek, Fasülye ve su götürülürken...
Şuayip Odabaşı’nın Objektifinden Şarköy’e Çilek, Fasulye ve su götürülürken…

Yenice, çevreye uyumlu, doğayı bozmayan ürünlere yönelmek zorunda.
Yeni ürünlerin peşine, takılmak zorunda. Denemeler yapmak zorunda.
Bu çilek işini yöreye getiren Kamil ARIKAN’a, Kazdağları’nın soğuk suyu, havası… Güzel olan her şey helal olsun.
Çilek ekiyorsun tarlaya, her taraf gül bahçesi gibi.
Pis kokular yok.
Besin üretiyorsun.
Peşin paraya satıyorsun.
Doğa ile iç içe yaşıyorsun.
Böyle olunca, çalışmak zevk verir insana.
Daha ne olsun.

Ben önceden, iki çilek yer bırakırdım.
Şimdi önüme, ne kadar çilek koyarsanız koyun. ”Küt” atarım.
Ben çilek meyvesini, yeniden keşfettim.
Akçakoyun’da, Aşağı Çavuş Köyü’nde ve de Hıdırlar’da.

Yenice’nin insanı bildim bileli, inek besleyeceğim diye, orak tarlalarında, ”kelek” oluyor.
Toprağa attığı ile sattığı denk bile gelmiyor. Hep açık, hep açık.
Elde kalmıyor, avuçta olmuyor.
Yanık yüzlü, yorgun bakışlı insanların yaşadığı yer oldu, Yenice.
Yaşı genç görünümü ihtiyar, insan dolu Yenice’de.
Yüz yıl yaşaması gereken insanlar, bırakın uzun yaşamayı yataklarında yorgun ölüyorlar.
Yenice’nin doğası bizi yaşatırda, çok çalışmak, boş çalışmak bizi tepe taklak ediyor.
İnsanı çalışmak değil, ”çalışıp kazanamamak” yıpratıyor.
Bu çilek işi güzel iş.
Siz en iyisi, iyi öğrenin bu çileği.
Bırakın elinizden keleği.
Çilek tadında olsun yapacağınız her iş.
Kolay gelsin Yenice.
Benim beldelerim, köylerim…
Yaz sıcağında kavrulan Ayşe Teyze. Fadime Hala, Hatice Abla…
Eleri nasırlı Hasan Dayı, Yusuf Amca…
Kolay gelsin.
Köy delikanlıları. Genç kızlar…
Kolay gelsin.
Kolay gelsin! YE-Nİ-CE…

Yorum Yok.
 Çanakkle     Yenice    Kalkım    Akçakoyun    Hamdibey    Pazarköy    Aşağıçavuş  Cambaz  Çiftlik   Yarış  Reşadiye
kalkimbeldesi@hotmail.com
MemHT Portal is a free software released under the GNU/GPL License by Miltenovik Manojlo