Giriş ya da Kayıt Ücretsiz!
Ana menu
Untitled Document
Kalkım
Untitled Document
Kullanıcı Bölümü
Merhaba Ziyaretçi
IP: 54.156.78.4

Kullanıcı Adı
Şifre
Arama
Rastgele Resim
Kalkım Gölet Sazan Balığı
Kalkım Genel Görünüm 03
Kalkım
Radyo TV
Untitled Document
Etiketler
Günlük Burcunuz

Günlük falınızı Okuyun

Untitled Document
Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi
Tarih 25/09/2009 22:25  Yazar Şuayip Odabaşı  Hitler 4207  Dil Varsayılan

Yenice’miz, Kazdağları’nın eteğinde kurulmuş küçük bir ilçedir.
Yenice İlçemiz, Balıkesir-Gönen İlçesi’nin bir köyü durumunayken, 1936 yılında Çanakkale İlimize bağlanarak ilçe olmuştur.

Yenice İlçemiz, Çanakkale’den başlayıp Balıkesir’de son bulan, Cumhuriyetimizin “ilk asfalt yolu” üzerinde yer alır. İki tarafı da çınarlarla kaplı yolun, insan eli ile yapılmış olması, yol üstünde yer alan her köprünün ayrı bir mimari özellikte olması ilgi çekicidir. En güzel olanı da; Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder M. Kemal ATATÜRK’ün, İran Şahı Rıza Pehlevi ile bu yolu kullanarak, Balıkesir’den Çanakkale’ye yaptıkları yolculuktur. 1934 yılında gerçekleştirilen seyahatin izleri, hala ilçemizde yer almakta ve o günü yaşayanlar tarafından anlatılmaktadır. Tarihi bir mekân olarak düzenlenen, Atatürk’ün mola verdiği, su içtiği, yöre köylüleriyle, başında görüştüğü çeşme, ”Gazi Çeşmesi” olarak ün yapmıştır.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Çanakkale’den Balıkesir’e kadar uzanan, 200 km.lik yolun iki yakasına dikilen çınarlar birer anıt ağaç olarak tanıklık etmektedirler o günlere.

Yıllarca Balıkesir-Çanakkale arasında önemli bir ulaşım hattı olan bu yol, açılan yeni yollarla 1980’li yıllardan sonra önemini yitirmiştir.

Yenice, Kazdağları’nın kara içine doğru uzanan, son bölümünde yer almaktadır. Bozulmamış doğası, endemik bitki örtüsü, doğal kaynakları ve iklimiyle, “dağ turizmi” yönünden keşfedilmeyi bekleyen bir bölgedir.

Çanakkale ile Balıkesir yolunun tam ortasında yer alır Yenice. İki ilimize de uzaklığı 100 km.dir. Edremit’e 70 km. Gönen’e 40 km. uzaklıktadır.

Dağların arasında, gözden ırak kalan ilçemiz gönülden de ırak kalmıştır.

Çanakkale’nin, toprak olarak en geniş alana sahip ilçesidir Yenice.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yöremizden birçok medeniyetin gelip geçtiği, yöredeki kalıntılardan ve buluntulardan anlaşılmaktadır. Yöremizde çıkarılan, antik çağlara ait birçok eser, Çanakkale’de “Arkeoloji Müzesi’nde” sergilenmektedir. 14.yüzyıl başından itibaren, Yenice yöremize Türkler gelmiştir.

Yöre insanının atalarını, ”Oğuzların, Kınık Boyu ve Kolları” oluşturmaktadır. 1800’lü yıllardan sonra yörede yerleşik düzene geçilmiş ve Yörük köyleri ve obaları oluşturulmuştur. Yenice’deki köy isimleri, “Orta Asya Kültürünü ve Oğuz Türklerinin” geleneklerine uygun isimlerdir. (Naibli, Koyuneli, Sofular, Torhasan, Boynanlar vb.) Köylerin çoğu, Osmanlı Döneminde, Bursa Valisi Ahmet Vefik Paşa döneminde kurulmuştur.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

İlçede, çoğunlukla “Yörükler” yaşamaktadır.

Bazı köyler 93 harbinden sonra (1901) kurulmuş, ”Pomak” köyleridir.(Çal, Karadoru)

1893 yılından sonra, Kafkaslardan gelen Türklerin kurdukları köylerde vardır. (Sazak, Sameteli, Gündoğdu Köyleri)

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yenice’de, “Yörük”, ”Pomak” kültürleri ve yaşanılan coğrafyaya göre farklılıklar gösteren “kültürlerin” oluşturduğu bir zenginlik vardır.

Bu “kültür zenginliği” bir dağınıklıktan kurtulup, günümüz yaşantısı içinde yerini alamamıştır.

Yenice’deki Yörüklerin geçim kaynakları, yerleşik düzene geçişten sonra tarım ağırlıklı olmuştur. Bunun yanın da yaşam biçimi olarak ”hayvancılıkta” devam etmiştir.

Yenice’de Yörükler, zamanın getirdiği yeniliklere ayak uydururken, “bilinçsizce harcanan ve yok olan” kültür varlıklarının, farkına varmakta geç kalmışlardır. Yinede vakit geç değildir.

Tarım ve hayvancılıkta bizim yaşantımızı, hayatımızı kolaylaştıran, geçmişimiz ile geleceğimiz arasında ilişki kurmamızı sağlayan her çeşit araç ve gereçler elimizden kaybolup gitmektedir. Yenice’nin dışına gitmektedir, kültür varlıklarımız.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Geleceğimiz olan çocuklarımıza gösterebileceğimiz, “işte bunlar” “bizim atalarımızın geçmişidir” diyebileceğimiz her şey, hoyratça ve sessizce elimizden kayıp gitmektedir.

Yöremizin, ”Etnoğrafik Kalıntıları” gittikçe azalmaktadır.

Artık, “halı ve kilim” dokuyanlar kalmamıştır. El dokumaları, fabrika halılarına yenik düşmüştür.

Bir halıyı elde edene kadar, kullanılan araç gereçler artık zor bulunmaktadır.

Köylerde, insan ve hayvan gücünden yararlanılırken kullanılan hiçbir değerli malzeme elimizde yoktur..

Öküz arabaları, dövenler, yabalar… vb. Bütün orijinal araç gereçler otellerin süsü olmuştur.

Kerpiç evlerin yok olduğu, el sanatlarının ve ahşap işçiliğin bittiği bir gerçektir.

Demircilerin aletleri…

Nalbantların takımları…

Değirmencilerin değirmenleri, aksamları…

Dülgerler…

Arabacılar… Gitti. Geçmiş yaşantımıza ait ne varsa, bitmek ve tükenmek üzere.

Eski giysiler; bindallılar, cepkenler, kıvraklar…

Köylerde sandıkların içinde, bazı işini bilen ninelerin, anaların elinde kaldı atalarımızın mirasları.

Geçmişi olmayanın, geleceği de olmazmış.

Aslında bizi birbirimize yaklaştıran ve bir arada tutan, “kültürdür.

Bu kültürün adı da, ”Türk Kültürü

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Nasıl ki arıların bir kovanda birlik olması, bir sisteme bağlanmışsa, “kederde ve sevinçte” bizi de birbirimize bağlayan “ortak tarihi yapımız ve kültürümüzdür.

Yenice’nin, tarihi dokusunu ve kültürel mirasını korumak ve geliştirmek hepimizin ortak görevidir.

Yenice’ye bir arkadaşınız ya da bir yabancı gelse, sizden bir şeyler istese ne yaparsınız?

Yemek ikram edersiniz.

Mahmutoğlu’nda piknik yaparsınız.

Gölete gidersiniz.

Başka?

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yenice güzelmiş” der arkadaşınız, ya da yabancı kişi.

Yenice’nin kültürü ile ilgili nerede oturabilirim? Neleri gösterebilirsiniz bana? Dese.

Ninemin sandığını açıp göstermem mümkün değil.

Yenice kültürünü yansıtan eserlerin sergilendiği ya da oturulup bir şeylerin içildiği, sohbet edildiği bir mekâna gideriz.

Var mı böyle bir mekan?

Yok.

Yenice’de yok.

Arkadaşıma verebileceğim bir şey yok. Yenice’nin kültürü ile ilgili verebileceğim hiçbir şey yok. Eli boş gidecek Yenice’de gördüğü, “doğa güzellikleri” ona yeter. İdare etsin.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yetmez. Ne gelen misafirlere, ne de çocuklarımıza ve gençlerimize yetmez. “Kültür Varlıklarımızı” göz önünden uzakta tutmak bize yakışmaz.

Kültürel Mirasımızı” elimizden aldırmak, yok olmalarına seyirci kalmak bize yakışmaz.

Yenice’de her şey var.

Yenicemizi, bu “kültürel dağınıklıktan” kurtarmak lazım.

Cumhuriyetin ilk asfalt yolu üstünde, bir eski “Türkevi” açmak.

Bir kültür evi açmak.

Yenice’ye gelenlerin/gidenlerin konakladığı, imrenerek izlediği, bir “kültür evi” gerekli bize.

İnsanların oturup, Kazdağları’na bakarak çay içtiği bir, “Türkevi

İçinde, Yenice’nin kültürünü yansıtan, etnoğrafik eserlerin sergilendiği bir ”Türkevi

İlköğretim ve lise öğrencilerin ziyaret etmek için, etkinliklerini sergilemek için gittikleri bir mekan.

Yenice’ye, bir gelenin bir daha gelmek için, başkalarına da anlattığı, tavsiye ettiği tarihi bir mekan.

Cumhuriyetin, ilk asfalt yolu üstünde eski bir, ”Türkevi.”

M.Kemal ATATÜRK’ümüzü yaşatacak bir “Türkevi.”

Yenice’den, “Çanakkale Savaşları’na” katılmış “şehitlerimizi ve gazilerimizi” yaşatan bir “Türkevi

Kurtuluş Savaşı’na katılan ve Yenice Yöresi’ndeki “Kuvayi Milliye” kahramanlarını yaşatacak, bir “Türkevi

Yenicemizde kurulu Meslek Yüksek Okulu, “El Sanatları” öğrencilerinin bilgi ve becerilerini geliştirecek bir “Türkevi.

Geçmişimizle geleceğimiz” arasında ders alacağımız bir köprü olan/olacak “Türkevi.

Türk kültürü adına; “müzik, tiyatro ve diğer sanat etkinliklerinin” yapılabileceği ve sergilenebileceği bir “Türkevi

Yukarıda saydığım; kültürel varlıklarımızın bir araya toplanacağı, etkinliklerin yapılabileceği, gelen konukların ziyaretçilerin ağırlanabileceği bir “Türkevi” yapma projesi.

Eski Türk Evi Ya Da Kültür Evi

Yenice Belediye’sinin böyle bir projesi var.

Sayın Belediye Başkanı Veysel ACAR, bu konuyla ilgili bütün çalışmalarını tamamlamış. İş yapım aşamasına gelmiş.

Bizler nasıl devlet hastanesi yapılırken destek olduysak, bu “Türkevi” yapımında da gerekli desteğimizi vermeliyiz. Yenicemizin kültürünü, gelecek kuşaklara aktarmak hepimizin görevi olmalıdır. Ben Yenice’nin, Yenicelilerin böyle bir projeye “maddi ve manevi” destek olacaklarına inananlardan birisiyim.

Yenicemiz; Çanakkale’nin en büyük ilçelerinden birisi olarak, eski tarihi dokusuyla, ”Yörüklerin, Pomakların, Muhacirlerin” gelenek ve görenekleriyle önemli bir kültür varlığının merkezidir.

Bu, “kültür varlıklarının” korunması ve geliştirilmesi bir zorunluluktur.

Kültür varlıklarımıza sahip çıkmanın zamanı gelmiştir ve de geçmektedir.

Yenice, 14 yıldır sürdürdüğü ”Kazdağı Doğa Şenlikleri” yanında, ”geçmişten geleceğe bir köprü” oluşturacak eserlerini de derleyip toplamak ve sergilemek zorundadır.

Yenice’nin, gelen misafirlerini “ağırlayacağı” bir mekanı olmalıdır.

Yenicemizin “doğası” yanında, “kültürü” ile de anılması çok önemlidir.

Yenice, Kazdağları içinde bir “Kültür Merkezi” olmalıdır.

Biz Türklere ait bir gelenek vardır.

Her evin bir, “misafir odası” vardır. Bu oda her zaman hazırdır. Hem de bilinmeyen tanınmayan bir misafir için olsa bile.

Yenice güzellikleriyle, umut vaat eden bir ilçedir.

Yenice’nin de bir misafir odası olmalıdır.

O da yapılacak eski bir “Türkevi’dir.

Bir kişi tek başına beş katlı ev yapar da…

Biz bir bütün halinde, koskoca Yenice, bir “Türkevi mi“ yapamayacağız?

Yaparız.

Haydi! Hep beraber, bir ev yapalım.

Bir “Türkevi” yapalım.

Yorum Yok.
 Çanakkle     Yenice    Kalkım    Akçakoyun    Hamdibey    Pazarköy    Aşağıçavuş  Cambaz  Çiftlik   Yarış  Reşadiye
kalkimbeldesi@hotmail.com
MemHT Portal is a free software released under the GNU/GPL License by Miltenovik Manojlo